Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi Web Sitesi
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

HAZIR KITA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL PAYLAŞIM

SORULARINIZ İÇİN...

DİN VE VATAN

BÖLÜNMEYE KARŞI UYANDIRAN SİTE..
"Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun." (Al-i İmran -104)

www.reddiyeler.com
Zihin Kontrol Kobayları

Zihin Kontrol Kobayları

Tarih 14 Ağustos 2010, 15:22 Editör

Zihin Kontrol Kobayları

Batılı ülkelerde yaşayan ve hapishaneye düşen bir çok Türk, devlet 
kurumlarınca çeşitli testlerde kobay olarak kullanılıyor.

-Beyinler kontrol altına alınıyor

Ömer Özkaya’nın kaleme aldığı “CIA Belgelerine Göre Zihin Kontrolü”
kitabında, uzun süre İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşına İsveç
polisi tarafından uygulanan “kobay muamelesi” teferruatlıca
anlatılıyor. Özellikle Batı gizli servisleri, hükümetlerin
kontrolünde yürütülen “insana tam hakim olma” projesini bütün
acımasızlığı ile denemeye başladılar. Bu projede baş kobaylar
arasında Asya kıtası vatandaşları ile özellikle Türkler geliyor. -
İşte çok çarpıcı bir örnek

İbrahim Ariç uzun yıllar Almanya’da yaşamış. Çocukluk ve gençlik
yılları Almanya’da geçmiş. Ancak Almanya’da kaldığı süre içinde kamu
memurları tarafından işkencelere ve tıbbi deneylere tâbi tutulmuş.
Haksız yere cezaevine atılmış. Cezaevinde de yoğun şekilde deneyler
geçmiş başından. Diyor ki Ariç: “Sürekli olarak bilmediğim
gerekçelerle çeşitli ilaç ve deney uygulamalarına tâbi tutuldum.
Hastanelerde zoraki ilaç denemelerine tâbi tutulduğuma ilişkin
belgeler, bulgular, tarafımdan tevsik edilmiş olup arşivlenmiş
şekilde hazırdır.”

Ömer Özkaya’nın kaleme aldığı “CIA Belgelerine Göre Zihin Kontrolü”
kitabında, insanların kobay olarak kullanılması ile ilgili ilginç
örnekler vardı.

Özkaya, kitabında uzun süre İsveç’te yaşayan bir Türk vatandaşına
İsveç polisi tarafından uygulanan “kobay muamelesini” de 
teferruatlıca anlatmıştı.

Sürekli olarak gelişen teknoloji ve elektronik çağın baş döndürücü
hızla yeni buluşlar ortaya koyması, “bu yeniliklerin” insanlar
üzerinde denenmesi fikrini de beraberinde getirdi.

Özellikle Batı gizli servisleri, hükümetlerin kontrolünde
yürütülen “insana tam hakim olma” projesini bütün acımasızlığı ile
denemeye başladılar.

Bu projede baş kobaylar Asya kıtası vatandaşları ve özellikle
Türkler.

İbrahim Ariç’in başından geçenleri “belgeleriyle birlikte”
öğrenmemiş olsaydım, belki de konunun ciddiyetini ben de fark
etmeyecektim.

İbrahim Ariç uzun yıllar Almanya’da yaşamış. Çocukluk ve gençlik
yılları Almanya’da geçmiş. Ancak Almanya’da kaldığı süre içinde kamu
memurları tarafından işkencelere ve tıbbi deneylere tâbi tutulmuş.

Haksız yere cezaevine atılmış. Cezaevinde de yoğun şekilde deneyler
geçmiş başından.

Diyor ki Ariç: “Sürekli olarak bilmediğim gerekçelerle çeşitli ilaç
ve deney uygulamalarına tâbi tutuldum. Hastanelerde zoraki ilaç
denemelerine tâbi tutulduğuma ilişkin belgeler, bulgular, tarafımdan
tevsik edilmiş olup arşivlenmiş şekilde hazırdır.”

İbrahim Ariç’i kobay olarak kullanan Almanlar, daha sonra onun işe
yaramayacak hale geldiğini düşünerek 30.09.2004 tarihinde Türkiye’ye
iade ederler.

Ariç başından geçen insanlık dışı olayları belgelemek için yoğun bir
mücadeleye başlar Türkiye’de.

Bu mücadele sonunda onu şok eden bir belge Şişli Etfal
Hastanesi’nden gelir.

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çektirdiği MR’da,
beyninde bir sinyal odağı olduğu tespit edilir.

Yanlış duymadınız, Almanlar kobay olarak kullandığı İbrahim Ariç’in
kafasının içine “sinyal odağı” yerleştirmişlerdir.

Hastanenin bu konudaki raporu şöyledir:

“539955 dosya nolu, 753937 protokol nolu 18.11.2004 müracaat
25.11.2004 netice tarihli Kranium MR incelemesinde, sol frontal
bölgede, subkortikal ak maddede T2 ve Flair sekanslarda hiperinteks
karakterde patolojik sinyal odağı mevcuttur. Kortikal sulkus
genişlikleri normal izlenmiştir.”

İnsanların kafalarının içine, vücutlarının değişik bölgelerine
mikroçipler yerleştirerek, insanı her yerde takip etme, kontrol
altında tutma gibi projelerin uzun zamandan beri denenmekte olduğunu
biliyoruz.

Nitekim İbahim Ariç de bu projede kobay olarak kullanılmış,
kafasının içine bu kobaylık döneminde “sinyal odağı” yerleştirilmiş.

Tabii bunlar iddia! Ama hastane raporuyla belgelenmiş iddia.

Bütün bunlar doğru ise, Avrupa’nın değişik ülkelerinde yaşayan
Türkler için çok ciddi tehlikeler var demektir.

İsveç ve Almanya örneğinde olduğu gibi çeşitli sebeplerden dolayı
cezaevine düşen Türkler, burada değişik deneylere tâbi tutuluyor,
kobay olarak kullanılıyorsa çok vahim bir durum var demektir.

Belki de Avrupa’nın değişik ülkelerinde, Batı
ülkelerinin “teknolojik–istihbarat” amaçlı deneylerine tâbi tutulmuş
ama bunu açıklayamayan, ruhi yönden çöküntüye uğratılmış binlerce
insanımız bulunmaktadır. Avrupa Birliği’ne girmeye hazırlanan
Türkiye için, birliğin kölelik olduğunu biliyorduk ama işin
içinde “kobaylık” olduğunu tahmin bile edemezdik.

Türkiye bu vahim olaylara dur demezse, Türkiye’yi güçsüz gören Batı
ülkeleri daha pek çok gencimizi kobay olarak kullanacak.

Bu haber 6250 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit




İstihbarat

LEVON AMCAYLA HASBİHAL... MAALESEF; YARALARIM AÇILDI...

LEVON AMCAYLA HASBİHAL... MAALESEF; YARALARIM AÇILDI... LEVON AMCAYLA HASBİHAL... MAALESEF; YARALARIM AÇILDI...

OKURLARIMIZ PETROL VE MADEN OYUNLARINI AÇIKLIYOR...

OKURLARIMIZ PETROL VE MADEN OYUNLARINI AÇIKLIYOR... TÜRKİYE'DE PETROL KİME SAKLANIYOR kitabımızı elden ele dolaştırıp BİZZAT YAŞADIĞI ve şahit olduğu olayları anla...

(c) 2008 - 2015 Sizde Ümmeti Muhammed yararına hayırlı küçük bir iş yapmak istiyorsanız yazıları sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz! Gayret, samimiyet ve aşk bizden tevfik Allah'tan! (cc) Sitemizden alınan yazı ve dosyalar, ticari amaç gütmeksizin, değişik istemediğimiz amaç ve çıkarlar uğruna kullanmaksızın, yazar ve site ismimiz kaynak gösterilmek şartıyla yayınlanabilir! Aksi halinde tüm yasal haklarımızı gizli tutmaktayız!
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim