Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi Web Sitesi
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

HAZIR KITA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL PAYLAŞIM

SORULARINIZ İÇİN...

DİN VE VATAN

BÖLÜNMEYE KARŞI UYANDIRAN SİTE..
"Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun." (Al-i İmran -104)

www.reddiyeler.com
Evliya olmayan keramet göremez mi?

Evliya olmayan keramet göremez mi?

Tarih 17 Nisan 2012, 16:59 Editör

Evliya olmayan keramet göremez mi? konusuna güzel bir makale..

Sual: (Kerameti gizlemek farz, göstermek ise haramdır. Bir evliyanın kerametini gören kimse de evliyadır; çünkü evliya olmayan keramet göremez) deniyor. Bunlar yanlış değil mi?
CEVAP
Evet yanlıştır.

Evliyanın kerameti, nice kimselerin gafletten uyanmasına, hidayete kavuşmasına vesile olmuştur. Evliyanın kerametlerini anlatan çok kitap yazılmıştır. Hilye-tül-Evliya, Reşehat, Tezkiret-ül Evliya ve Cami’u keramat-il-Evliya bunlardan birkaçıdır.

Evliya olmayan keramet göremez ve kerameti gizlemek farzdır demek ne kadar cahilce bir sözdür. Birkaç örnek verelim:

1- Hazret-i Süleyman’ın veziri Asaf, iki aylık mesafedeki Belkıs’ın tahtını, göz açıp kapayıncaya kadar getirdi. (Neml 40)
Hazret-i Süleyman’ın veziri peygamber olmadığı halde, evliya olduğu için bu kerameti göstermiştir. (Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, bu evliya zatın haram işlediği söylenir. Haram işleyen kimse nasıl evliya olur ki?

2- Hazret-i Meryem’e her zaman taze meyve ve yiyecek verilirdi. (Al-i İmran 37)
Hazret-i Meryem kış aylarında yaz meyveleri, yaz aylarında kış meyveleri geldiğini niye gizlemedi ki? (Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, Hazret-i Meryem’i haram işlemekle suçlamış oluruz.

3- Musa aleyhisselamla giden gencin sepetindeki pişmiş ölü balık canlandı. (Kehf 63)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, bu genç evliyayı haram işlemekle suçlamış oluruz.

4- Hazret-i Ömer, Medine’de hutbe okurken, İran’a gönderdiği ordu mağlup olmak üzereyken, bu hali görüp, kumandana, (Yâ Sariye, arkanı dağa ver) buyurdu. O da dağa yanaştı ve zafere kavuştu
. (Cami-ul-keramat, Kısas-ı enbiya, Şevahid, İrşad-üt-talibin)
Hazret-i Ömer bunu herkesin içinde söyledi. (Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, Hazret-i Ömer’i haram işlemekle suçlamış oluruz.

5- Hazret-i Osman, yanına gelen birine, (Gözünde zina eseri var. Bir kadına bakmışsın) buyurdu. O kimse, (Nereden bildin?) dedi. Hazret-i Osman da, (Müminin firasetinden korkun, o, Allah’ın nuru ile bakar) hadis-i şerifini bildirdi.
(Buhari, Cami-ul-keramat)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır)
denirse, Hazret-i Osman’ı haram işlemekle suçlamış oluruz.

6- Hazret-i Ali, vefat ederken, (Tabutumu Arneyn’e götürün, orada ışık saçan bir kaya görürsünüz. Beni oraya defnedin!) buyurdu. Öyle yaptılar, dediği gibi buldular. (Şevahid-ün-nübüvve)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, Hazret-i Ali’yi haram işlemekle suçlamış oluruz.

7- Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah, insanların yolunu kesen aslana, (Derhal uzaklaş) der demez, aslan, kuyruğunu sallayarak uzaklaştı. İbni Ömer hazretleri, “Resulullah elbette doğru söyler” diyerek, (Allah’tan korkandan her şey korkar) hadis-i şerifini bildirdi. (Hakim)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, İbni Ömer hazretlerini haram işlemekle suçlamış oluruz.

8- Hazret-i Hasan, Abdullah bin Zübeyr ile yola çıkmıştı. Ağaçları kurumuş bir hurmalıkta dinlendiler. Abdullah bin Zübeyr, (Ağaçta hurma olsaydı, yerdik) dedi. Hazret-i Hasan, dua etti. Bir ağaç hemen yeşerip hurma ile doldu. (Şevahid-ün-nübüvve)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, Hazret-i Hasan’ı haram işlemekle suçlamış oluruz.

9- Hazret-i Hubeyb, esir edilince, yanına gelenler, onun önünde taze üzüm görürlerdi. (Buhari)

10- Avn bin Abdullah güneşte uyurken, bir bulut ona gölge ederdi. (Ebu Nuaym)
(Kerameti gizlemek farz, göstermek haramdır) denirse, bu zatları haram işlemekle suçlamış oluruz.

Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin kerametleri dillere destan olmuştur. Gizleseydi bu kadar etrafa nasıl yayılırdı ki? Bir Yahudi, (Sizin Peygamberiniz, (Bu dünya müminlere zindandır, kâfirlere Cennettir) diyor. Yani ben şu perişan halimle Cennette miyim? Sen de şu haşmetinle zindanda mısın?) diye sordu. Abdülkadir-i Geylani hazretleri attan inerek, sağ kolunun içini gösterip Yahudi’ye, (Bak ne görüyorsun) buyurdu. Yahudi, (Muazzam bir Cennet var. Siz de, orada zevk içinde oturuyorsunuz) dedi. Yahudi’ye, (Şimdi söyle, Cennet, bu dünya mıdır, yoksa şimdi gördüğün o geniş mekân mıdır?) diye sordu. Yahudi (Cennetteki yerini gördüm. Hakikaten burada sen zindandasın) dedi. Sonra sol kolunun içini gösterip Yahudi’ye, (Bak ne görüyorsun) buyurdu. Cehennemde yanarken kendisini gören Yahudi dehşete kapılıp, içini korku sardı. Gerçekten Gavs’ın dünyada zindanda olduğunu, kendisinin de Cennet gibi yerde olduğunu anlayıp hemen Müslüman oldu.

(Bir evliyanın kerametini gören kimse de, evliyadır; çünkü evliya olmayan keramet göremez) sözünün ne kadar saçma olduğu, bu menkıbeden de anlaşılmaktadır. Yahudi’ye gösterdi. Yahudi evliya değildi. Birçok menkıbede, kerameti görenlerin, fâsık hatta kâfir oldukları biliniyor. Buna rağmen böyle saçma bir söz nasıl söylenebilir ki?

Seyyid Fehim Arvasi hazretleri talebeleriyle Van gölü kıyısında giderken gölde bulunan (Ahtamar) adasındaki ermeni kilisesinden bir papaz çıkarak su üstünde yürümeye başlar. Bunu gören talabelerden, birkaçının hatırına gelir ki, (Allahın düşmanı dediğimiz papaz, su üzerinde yürüyor da, Evliyanın büyüğü, Allahü teâlânın sevdiği, seçtiği kulu bildiğimiz, Seyyid hazretleri, acaba neden yürümeyip kıyıdan dolaşıyor?) Seyyid Fehim hazretleri, bu düşünceyi anlayıp, mübarek ayaklarındaki nalınları ellerine alıp, birbirlerine çarpar. Nalınlar birbirine çarptıkça papaz suya batar ve boğulur. Sonra, böyle düşünene dönerek, (O, sihir yaparak, su üstünde gidiyordu. Böylece, sizin imanınızı bozmak istiyordu. Nalınları çarpınca sihri bozularak battı. Müslümanlar sihir yapmaz. Allahü teâlâdan keramet istemekten de haya ederler) buyurdu. Kerametiyle, papazın sihrini bozdu.

Evliya kerametini gizler, göstermek istemez; ama ihtiyaç duyulunca gösterir. Zaten Evliya durup dururken keramet göstermez. Bir ihtiyaç hissederse, o zaman elinde olmayarak da görülebilir.

Alıntı : Dinimizislam

Bu haber 4168 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit




Tasavvuf - İlim

TSK'ya Açık Mektup! İç huzurunuz için izlemeniz tavsiye edilir - 1

TSK'ya Açık Mektup! İç huzurunuz için izlemeniz tavsiye edilir - 1 Mehmet Ildırar (Yarbay) - Kasrik'ten Geçenler - 40.Bölüm - Semerkand Tv - Eşsiz güzel bir sohbet...

TSK'ya Açık Mektup! İç huzurunuz için izlemeniz tavsiye edilir - 2

TSK'ya Açık Mektup! İç huzurunuz için izlemeniz tavsiye edilir - 2 "İçerdeki gönülleri fethetmeden bir yeri fethedemezsiniz.." Mehmet Ildırar (Yarbay) - Kasrik'ten Geçenler - 41....

(c) 2008 - 2015 Sizde Ümmeti Muhammed yararına hayırlı küçük bir iş yapmak istiyorsanız yazıları sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz! Gayret, samimiyet ve aşk bizden tevfik Allah'tan! (cc) Sitemizden alınan yazı ve dosyalar, ticari amaç gütmeksizin, değişik istemediğimiz amaç ve çıkarlar uğruna kullanmaksızın, yazar ve site ismimiz kaynak gösterilmek şartıyla yayınlanabilir! Aksi halinde tüm yasal haklarımızı gizli tutmaktayız!
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Alt Yapı: MyDesign - Dizayn ve Hosting: Ri-Mer Bilişim