Şeytanın Yaman Hilesi


Açıklama: Mesnevi'den şeytan Aleyhillane ile ilgili bir menkıbe...
Kategori: Şeytanlar
Eklenme Tarihi: 23 Kasım 2010
Geçerli Tarih: 12 Kasım 2019, 14:02
Site: Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz Çebi Web Sitesi
URL: http://www.hakanyilmazcebi.com/detay.asp?haberID=152


Hazreti Mevlâna anlatıyor:
Naklederler ki, müminlerin dayısı (Hz. Muaviye) köşkünde uykuya dalmıştı. Köşkün kapısı içeriden kilitlenmiş, kimsenin girmesine imkân yoktu. Ansızın birisi onu uyandırdı. Hz. Muaviye gözünü açınca adam da kayboldu. “Köşke girmenin imkânı yok. Acaba hangi küstah girdi?” dedi. Gizlenen kişiyi bulmak için köşkün her tarafını araştırdı. Perdenin arkasında saklanan birisini gördü. Hz. Muaviye: “Sen kimsin, adın nedir?” deyince o kişi, “Halk arasında namım İblis’tir” dedi.

Hz. Muaviye: “Doğruyu söyle, beni niye uyandırdın?” dedi. Şeytan: “Artık namaz vakti geldi, mescide gitmen lazım.” dedi. Hz. Muaviye: “Hayır, senin böyle bir maksadın olamaz, senden kimseye hayır gelmez. Hırsız eve gizlice girsin de, bekçilik yapmaya geldim desin! Hırsıza itimat mümkün mü? Hırsız hiç hayır ve sevabı arzu eder mi?” dedi.

İblis dedi ki: “Ben önceleri melektim. İbadet etmek can yüceliği idi. Yoldaşlarla sırdaş, Arş’ın sakinleriyle arkadaştım. Kişi ilk sanatını nasıl unutur? İlk sevgi cana, gönle nakşolur. Gönlünden şüpheyi gider. Ben kalp ile halis için mihengim. Arslan ve köpek benimle sınandı. Hakiki ve sahte benimle denendi. İyilere yol gösteririm. İşim daima kuru dalları kesmektir. Güzeli çirkinleştirmeye kudretim yok. Yaratılışım güzele ve çirkine bir aynadır.”

Hz. Muaviye dedi ki: “Sen beni niçin uyandırdın? Hâlbuki sen uyanık kimseye düşmansın. Sen afyon gibisin, uyutursun. Akıl ve bilgi, hile şarabından harap olur. Gübreden misk kokusu istemem. Irmak içinden kuru kerpiç ümit etmem. Düşman olan şeytanın beni uyandırmadaki maksadının hayır olacağını sanmam.”

Şeytan pek çok özür dilediyse de Hz. Muaviye’ye hiç tesir etmedi. Bunun üzerine şeytan dedi ki: “Ey adaletli emir! Öyleyse hilemi fazlası eksiği olmadan dinle! Eğer namaz vaktini geçirmiş olsaydın, dertlenip âh u feryadın cihanı doldururdu. O pişmanlık, o figan, o niyaz, yüzlerce zikrin ve namazın sevabını kazanırdı. Ben seni o an uyandırdım ki, böyle bir ah seni yandırmasın. Hatta böyle bir ah seni Hakk’a yaklaştırmaya yol ve rehber olmasın. Ben hasetçiyim, bu tamamen hasettendir. Ben düşmanım, işim hile ve düşmanlıktır.”

Hz. Muaviye dedi ki: “İşte şimdi doğru söylüyorsun. Senin elinden gelen ve layık olduğun işte budur.”

Mesnevî-i Şerif, 2/559 vd. 

Alıntı